Ezeli Rekabetin Tarihçesi: Efes Pilsen – Fenerbahçe Ülker
02 Haziran 2009 Salı

Türk basketbolunun iki dev takımı Fenerbahçe Ülker ve Efes Pilsen, Beko Basketbol Ligi’nde 2008-09 sezonu şampiyonluğunu kazanabilmek için 4 Haziran Perşembe gününden itibaren kıran kırana geçecek 7 maçlık bir final serisinde karşı karşıya gelecekler.


Son iki sezonun lig şampiyonu Fenerbahçe Ülker, son lig şampiyonluğunu 2004-05 sezonunda kazanan Efes Pilsen karşısında üst üste 3. kez kupayı kazanarak 1966-67 sezonunda başlayan Türkiye 1. Basketbol Ligi tarihinde arka arkaya en az 3 kez lig şampiyonluğuna uzanan 4. kulüp olmaya çalışacak.


Normal sezonda oynanan iki maçta taraflar birbirlerini birer kez yenmesinden dolayı 0-0 eşitlikle başlayacak olan final serisinde saha avantajı ise 30 maçlık normal sezonda aldığı 28 galibiyetle 1.sırayı elde eden Efes Pilsen’de olacak.


32 yıllık kulüp tarihinde kazandığı 12 lig şampiyonluğu ile Türk basketbol tarihinde en çok lig şampiyonluğu kazanan takım unvanını elinde bulunduran Efes Pilsen ile 1991’de elde ettiği ilk lig şampiyonluğundan 16 sene sonra 2006-07 sezonunda finalde Efes Pilsen’i yenerek şampiyonluk hasretine son veren ve 2007-08 sezonunda bu kez finalde Türk Telekom’u yenerek “duble” yapan Fenerbahçe Ülker takımları bugüne kadar play-off’larda tam 9 kez karşı karşıya geldiler.


İki dev rakibin ilk kez Türkiye 1. Basketbol Ligi’nin play-off düzenine geçtiği ilk sezon olan 1983-84 sezonunda play-off yarı finalinde karşı karşıya gelmesiyle başlayan 8 play-off eşleşmesinde takımlar 1 kez çeyrek finalde, 6 kez yarı finalde, 2 kez de finalde karşı karşıya geldiler. Bu 9 play-off eşleşmesinde gülen taraf ise 6 kez Efes Pilsen olurken 3 kez de Fenerbahçe Ülker kazanan tarafta yer aldı.


Şimdi gelin tarihte kısa bir yolculuğa çıkalım ve Efes Pilsen – Fenerbahçe Ülker takımları arasında daha önce oynanan ve basketbol tarihimize mal olan 9 play-off serisini inceleyelim…


1983-84

Yarı Final Eşleşmesi

Efes Pilsen – Fenerbahçe: 2-0 (84-77, 74-72)

1980’ler Türkiye’de her alanda değişimin yaşandığı yıllar olarak tarihe geçerken bu değişimden Türk basketbolu da nasibini almıştı. 1982-83 sezonuna kadar farklı statülerde oynanan Türkiye 1. Deplasmanlı Erkekler Basketbol Ligi’nde 1983-84 sezonu öncesinde bir statü değişikliğine gidilerek, çağdaş basketbol liglerinde uygulanmakta olan play-off sistemine geçilmeye karar verildi.


O sezondan itibaren artık normal sezonda oynanan maçlar ardından ligi ilk 8 sırada tamamlayan takımlar ligi bitirme sıralarına göre 1-8, 2-7, 3-6 ve 4-5 olarak eşleşip aralarında oynayacakları 3 maçlık serilerle yola devam edecek ve eşleşmeleri kazanan takımlar sırasıyla yarı final ve final oynayarak Türkiye Ligi şampiyonunu belirleyeceklerdi.


Bu düzene geçilen ilk sezon olan 1983-84 sezonunda son lig şampiyonu Efes Pilsen normal sezonu Eczacıbaşı’nın ardından 2. sırda bitirerek play-off’lara kalmış ve çeyrek finalde sezonu 7. sırada bitiren Beşiktaş’la eşleşmişti. Fenerbahçe ise 6. sırada girdiği play-off’larda çeyrek finalde Güney Sanayi ile karşılaşacaktı.


Efes Pilsen, Beşiktaş’ı zorlanmadan 89-81 ve 92-69’luk skorlarla 2-0’la aşıp yarı finale yükselirken, Fenerbahçe ise Güney Sanayi takımına ilk maçı kaybettikten sonra üst üste 2 maçı kazanıp seriyi 2-1’le geçiyor ve yarı finalde Efes Pilsen’in rakibi oluyordu.

Normal sezonda iki takım arasında oynanan iki maç da büyük çekişmeye sahne olmuştu. İlk yarıda oynanan maçı Fenerbahçe, süper pivotu Efe Aydan ve NBA kariyerli forveti Winford Boynes’un 22’şer sayısıyla 81-79 kazanırken, sezonun ikinci yarısında oynanan maçı Jerome Henderson’ın 20 sayısıyla Efes Pilsen nefes kesen bir mücadele sonrasında 65-64 kazanmıştı.


Efes Pilsen ve Fenerbahçe yarı final eşleşmesi tüm Türkiye’nin gözünü bu seriye çevirmesine neden olmuştu. Zira iki kulüpte hem Türk Milli Takımı’nın birbirinden değerli oyuncuları hem de ligde forma giyen en yetenekli yabancı oyuncularından bazıları bulunuyordu.


Kimler yoktu ki? Efes Pilsen’de milli takımın vazgeçilmez ismi tecrübeli oyuncu Doğan Hakyemez, pota altlarının dev oyuncusu “Kara Mehmet” lakaplı Mehmet Döğüşgen, kedi gibi çevik oyun kurucu Aytek Gürkan, tecrübeli Serdar Koçyiğit, genç yetenekler Lütfi Arıboğan, Can Sonat, Ferhat Oktay, Taner Korucu. Ayrıca “Şeytan” lakaplı müthiş ABD’li skorer Billy Lewis ve Jerome Henderson. Fenerbahçe’de ise “Potaların Efesi”, milli takım kaptanı Efe Aydan, Necdet Ronabar, Ali “Aliço” Limoncuoğlu, Hakan Artış ve NBA patentli Winford Boynes.


17 Mart 1984 günü İstanbul Spor ve Sergi Sarayı’nda oynanan serinin açılış maçında gülen taraf 84-77’lik skorla Efes Pilsen oluyordu. Billy Lewis yine “şeytanlığını” gösteriyor ve hem içeriden hem de dışarıdan bulduğu tam 30 sayıyla galibiyette kendisine 25 sayıyla eşlik eden Jerome Henderson ile birlikte galibiyetin mimarı oluyordu.


Herkes “seri acaba 3. maça uzar mı?” sorusunu sorarken lacivert-beyazlılar bu soruya “hayır” yanıtını 24 Mart’ta oynanan 2. maçı da zorlu bir mücadele sonrasında 74-72’lik galibiyetle veriyordu. Bu sonuçla Efes Pilsen seriyi 2-0’la kazanıyor ve finale yürüyordu. Efes finalde de Karşıyaka’yı 2-1’le yeniyor ve 1982-83’ten sonra 1983-84 sezonunda da Türkiye 1. Ligi Şampiyonluğu’nu kazanıyordu.


1991-92

Yarı Final Eşleşmesi

Efes Pilsen – Fenerbahçe: 2-0 (84-76, 84-83)

1990-91 sezonu Fenerbahçe’nin tarihinin ilk Türkiye 1. Ligi şampiyonluğunu kazandığı sezon olarak tarihe geçmişti. Efes Pilsen ise 1983-84 sezonundaki şampiyonluğun ardından “kurak” bir döneme girmiş ve 1991-92 sezonuna başlarken takım 7 senedir lig şampiyonluğu kazanamamıştı.


Sarı-lacivertliler şampiyon kadrodaki yıldızları Levent Topsakal, Hüsnü Çakırgil, Can Sonat ve Larry Richard’dan oluşan çekirdek kadrosunu korumuştu ve yine şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri olduğunu 26 maçlık normal sezonda 23 galibiyet alıp zirvede yer alarak göstermişti. Yeniden yapılanma sürecindeki Efes Pilsen ise Tamer Oyguç, Taner Korucu, Rüçhan Tamsöz gibi veteran oyuncuların yanı sıra Volkan Aydın, Ufuk Sarıca, Altar Tunçkol gibi gençlerle oluşturduğu kadrosuna Kenny Green gibi kaliteli bir yabancı oyuncu ekleyerek “can yakan” bir takım oluşturmuştu.Normal sezon sonunda lacivert-beyazlılar 16 galibiyetle 4. sırada yer alarak play-off vizesi almıştı.


Çeyrek finalde, Fenerbahçe 8 numaralı seri başı olarak play-off’a kalan ezeli rakibi Galatasaray’ı 2-0’lık net skorla aşarak yarı finale kalırken, Efes Pilsen ise bir önceki sezonun finalisti Tofaş SAS’ı ilk maçı 63-68 kaybetmesinin ardından üst üste 74-72 ve 79-71’lik iki galiyet alarak seriyi 2-1 kazanmayı başarıyordu. Böylece yarı finalde son şampiyon Fenerbahçe, genç rakibi Efes Pilsen’le eşleşiyordu.


Normal sezonda oynanan iki maçta gülen taraf Fenerbahçe olmuştu. 82-76’lık skorla biten ilk yarıdaki maçta Larry Richard 37 sayısıyla sarı-kanaryaları galibiyet taşırken sezonun ikinci yarısında oynanan maçta Fenerbahçe’yi 84-83’lük zafere ulaştıran oyuncuların başında 34 sayısıyla Levent Topsakal geliyordu.


7 sene sonra Fenerbahçe ve Efes Pilsen’i play-off’larda karşı karşıya getiren serinin 25 Nisan 1992 günü oynanan açılış maçında Efes Pilsen serinin favorisi olarak gösterilen rakibini Kenny Green’in 23 ve kaptan Taner Korucu’nun 21 sayılık performansıyla 84-76 yenerek 1-0 öne geçiyordu. 28 Mayıs tarihinde oynanan ikinci maç yine kıran kırana geçiyor ve Efes Pilsen son nefeste Fenerbahçe’yi 84-83 yenerek seriyi 2-0 kazanarak büyük bir sürprize imza atıyordu. 22 Şubat’ta Halil Üner’in istifası sonrasında takımın baş antrenörlüğüne getirilen Aydın Örs yönetimindeki Efes böylece finale yükseliyordu. Lacivert-beyazlılar finalde de normal sezon 2.si Paşabahçe’yi 3-1’le aşarak 7 sene sonra şampiyonluğa uzanıyordu.


1992-93

Final Eşleşmesi

Efes Pilsen – Fenerbahçe:4-0 (1-0) (82-55, 91-65, 76-54)

1992-93 sezonu Efes Pilsen için adeta bir zıplama tahtası gibiydi. Bir sezon öncenin şampiyonu lacivert-beyazlılar kadrosuna dahil ettiği iki önemli ismin vereceği katkılarla 1992-93 sezonunda hem ligde hem de Avrupa’da fırtına estirecek ve Türk basketbol tarihinde bir çok ilke imza atacaktı. O iki isim Pop 84 takımından transfer edilen Makedon oyun kurucu Petar Naumoski ile 1987’den beri Türkiye’de top koşturan başarılı power forvet Larry Richard’dı.


Efes Pilsen, Korac Kupası’nda final oynama başarısı göstererek Avrupa arenasında ülkemizi gururlandırırken Türkiye 1. Ligi’nde de 30 maçta aldığı 30 galibiyetle normal sezonu namağlup olarak bitirerek önemli bir başarı elde etti.

Fenerbahçe ise Orhun Ene ve Altar Tunçkol transferleriyle güçlendirdi kadrosuyla 30 maçta aldığı 24 galibiyetle ligi Efes’in ardından 2. sırada tamamladı.


Çeyrek finalde Oyak Renault’yu 3-0’la, yarı finalde ise Nasaş’ı 3-0’la süpüren Efes Pilsen ile Beşiktaş’ı 3-0’la, Koleji de 3-1’le geçen Fenerbahçe bu kez tarihlerinde ilk kez lig finalinde karşı karşıya geliyordu. Ancak bu kez statü gereği normal sezonda oynanan iki maçı da kazanan Efes Pilsen final serisine 1-0 önde başlamanın avantajına sahipti.


Finalin 12 Mayıs 1993 tarihinde oynanan ilk maçında Biracılar’ın rüzgarı karşısında Fenerbahçe hiçbir varlık gösteremiyor ve Efes sahadan Larry Richard’ın 16, Tamer Oyguç ve Petar Naumoski’nin 15’er sayılık performanslarıyla 82-55 gibi farklı bir galibiyetle ayrılarak serid 2-0 öne geçiyordu. İki gün sonra oynanan 2. maçta Efes Pilsen bu kez Naumoski’nin 25 ve Taner Korucu’nun 20 sayısıyla 91-65’lik galibiyete uzanıyordu. Morali bozulan sarı-lacivertliler son maçta da rakibine 76-54 mağlup olunca Efes Pilsen seriyi 3-0 kazanarak üst üste 2. kez lig şampiyonluğunu kucaklıyordu.


1993-94

Yarı Final Eşleşmesi

Efes Pilsen – Fenerbahçe: 3-1 (1-0) (85-87, 89-80, 79-70)

Efes Pilsen, ligdeki dominasyonuna 1993-94 sezonunda da devam ediyordu. Lacivert-beyazlılar normal sezonda 30 maçta elde ettiği 27 galibiyetle averajla PTT’nin ardından 2. sırada tamamladıysa da ligin gerçek sezonunun play-off’lar olduğunun bilincindeydi.


Sezon öncesinde yaptığı transfer atağı ile ligin süperstarlarından Harun Erdenay’ı renklerine bağlayan, Syracuse Üniversitesi’ni bitirdikten sonra Avrupa’a gitme kararı alan inanılmaz atletik yeteneklere sahip forvet Conrad McRae ve milli takımın önemli ismi forvet Ömer Büyükaycan’ı da kadrosuna dahil eden Fenerbahçe ise normal sezonu PTT ve Efes Pilsen’in ardından 24 galibiyetle 3. sırada tamamlamıştı.


Normal sezonda iki takım arasında oynanan iki maçı ise Efes Pilsen 71-62 ve 85-78’lik (Uzatma) skorlarla kazanmıştı.

Play-Off 1. turunu “bay” çeken iki takım çeyrek final serisinde rakiplerini fazla zorlanmadan yarı final vizesi alıyordu. Efes Pilsen, Yıldırımspor’u 3-0’la aşarken 1-1 başlayan Fenerbahçe-Tofaş SAS serisini ise sarı-lacivertli ekip üst üste iki galibiyet alıp 3-1’le geçiyordu.


Bu sonuçlarla Efes Pilsen ve Fenerbahçe bir kez daha play-off yarı finalinde kozlarını paylaşacaklardı. Seriye 1-0’ın avantajıyla başlayan Efes Pilsen’e Fenerbahçe 13 Mayıs’ta oynanan serinin açılış maçını müthiş bir mücadelenin ardından 85-87 kazanarak cevap verdi. Ömer Büyükaycan’ın 22 ve Levent Topsakal’ın 17 sayılık oyunları bu galibiyette başrol oynuyordu. 16 Mayıs’taki 2. maçta ise bu kez ipler Efes Pilsen’in eline geçiyordu. Lacivert-beyazlılar Volkan Aydın ve Tim Burroughs’ın 23’er ve Naumoski’nin 20 sayısıyla sahadan 80-89 galip ayrılıyordu. 19 Mayıs günü oynanan 3. maçta yine gülen taraf Efes’ti. Burroughs 22, Naumoski 20 ve Tamer Oyguç 16 sayıyla takımlarını 79-70’lik zafere ve lig finaline taşıyordu. Efes Pilsen finalde de Ülker’i 4-2’yle aşarak üst üste 3. şampiyonluğunu kazanıyordu.


1994-95

Yarı Final Eşleşmesi

Fenerbahçe – Efes Pilsen: 3-2 (0-1) (60-63, 69-64, 60-51, 78-58)

Son 3 sezonun şampiyonu Efes Pilsen ile Fenerbahçe’nin yolları 1994-95 sezonunda yine yarı finalde kesişiyordu. Normal sezonda 30 maçta 28 galibiyet alarak 1 numaralı seri başı olarak play-off vizesi alan lacivert-beyazlılar ile 30 maçta 21 galibiyetle 5. sırada play-off’a kalan Fenerbahçe arasında 1994-95 sezonunun ilk randevusu sezon başında oynanan Cumhurbaşkanlığı Kupası’ydı. Sarı-lacivertliler Efes’i genç yıldızı İbrahim Kutluay’ın 23 sayılık oyunuyla 85-74 aşarak bu anlamlı kupanın sahibi olmuştu.


Fenerbahçe’nin üstünlüğü Efes karşısında Türkiye Kupası’nda da devam etmiş ve 2 Mart’ta oynanan Türkiye Kupası üçüncü tur maçında 76-71’lik galibiyetle rakibini kupa dışına itmişti.

Normal sezonda ise farklı bir görüntü vardı. Efes Pilsen, ligde iki maçta da 74-63 ve 76-59’luk skorlarla yenmişti. Dolayısıyla play-off’ta olası bir eşleşmeye Efes 1-0 önde başlayacaktı.


1995 Play-Off’larında Efes Pilsen 1. turu “bay” geçerken Fenerbahçe ise 1-0 önde başladığı seride Oyak Renault’yu 3-0’la aştı. Çeyrek finalde ise Efes Pilsen, Mavi Jeans Ortaköy’ü zorlanmadan 3-0’la aşarken Fenerbahçe ise Ankara temsilcisi PTT’yi 3-1’le geçti.

Böylece iki ezeli rakip üst üste 4. kez play-off’ta kozlarını paylaşmak için karşı karşıya geldiler.


Seriye 1-0 önde başlayan Efes Pilsen, 1 Haziran 1995 günü oynanan ve nefesleri kesen mücadelede uzatma devresi sonunda Fenerbahçe’yi Ufuk Sarıca’nın 23 ve Volkan Aydın’ın 14 sayılık performansıyla 63-60 yenerek seride 2-0 üstünlüğü ele geçirdi ve sarı-lacivertlileri elenmenin eşiğine getirdi.


Son üç sene de play-off’larda Efes Pilsen’in Fenerbahçe karşısında bariz bir üstünlü kurmuş olması bir çoklarında bu eşleşmeden Efes’in galip çıkacağını düşünenlerin sayısını artırmıştı. Ama aksini düşünenlerde vardı: Fenerbahçeli oyuncular.

Sarı-lacivertliler 2. maçı keskin nişancı Hüsnü Çakırgil’in 27 sayısı ve 2.12m’lik pivot Kevin Rankin’in 14 sayısıyla 69-64 kazanarak hayat belirtisi gösterdi.


5 Mayıs’ta  oynanan 3. maçta Fenerbahçe, Efes Pilsen’i bu kez deplasmanda 60-51’lik skorla mağlup etti. İbrahim Kutluay 19, Kevin Rankin 16 sayısıyla bu maçta sarı-lacivertlilerde skor yükünü çeken isimlerdi.


Ve düğümü çözen maç… 7 Mayıs 1995 günü İstanbul Abdi İpekçi Spor Salonu’nda taraftarının desteği ve üst üste aldığı iki galibiyetin verdiği coşkuyla sarı-lacivertliler Efes Pilsen’i maçın başından itibaren baskı altına alıyordu. İbrahim Kutluay 26 sayı, Mitch Smith 18 sayıyla oynarken Fenerbahçe Efes’i tam 20 sayı farkla, 78-58 yenerek “imkansız” denileni başarıyor ve 2-0 geriye düştüğü seriyi 3-2 kazanarak adını finale yazdırıyordu.


Ancak sarı-lacivertlilerin sevinci finalle sınırlı kalıyor ve finalde Ülkerspor’a 4-2 yenilerek şampiyonluk hayallerini bir başka bahara bırakıyordu.


Devam Edecek…


Yazı: Mete Aktaş

E-Mail: metea@tbf.org.tr



Ezeli Rekabetin Tarihçesi: Efes Pilsen – Fenerbahçe Ülker (2. Bölüm)


2004-05

Yarı Final Eşleşmesi

Efes Pilsen – Fenerbahçe: 3-1 (0-0) (88-84, 87-78, 80-82, 70-63)

Efes Pilsen ve Fenerbahçe kulüpleri 90’lı yıllarda play-off’larda üst üste 4 sene çeşitli turlarda karşılaştıktan sonra bir sonraki play-off randevuları için tam 10 sene, 2004-05 sezonuna kadar beklemek zorunda kaldılar. Aradaki süreçte Efes Pilsen lige ve Avrupa’ya damgasını vururken tam 5 lig şampiyonluğunu daha müzesine götürürken Fenerbahçe ise istikrarsız bir grafik çizmişti.

2004-05 normal sezonunda Efes Pilsen 26 maçta aldığı 24 galibiyetle normal sezonu 1. sırada bitirirken, Fenerbahçe ise 16 galibiyet 10 mağlubiyetlik normal sezon karnesiyle 4. sırayı elde etmişti.

2005 Play-Off’ları çeyrek finalinde Efes Pilsen, 8 numaralı seri başı Tekelspor’la eşleşirken, Fenerbahçe’nin çeyrek finaldeki rakibi ise hemen altında 5. sırada normal sezonu tamamlayan İzmir temsilcisi Pınar Karşıyaka’ydı.


Lacivert-beyazlılar 1-0 önde başladığı seride Tekelspor’u iki maçta da 17 sayı farkla aşarak seriyi 3-0’la saf dışı bırakırken Fenerbahçe ise 0-0 başlayan seride Pınar Karşıyaka engelini tıpkı Efes gibi ortalama 17 sayı fark atarak 3-0’la geçiyordu.

Tekel ve Pınar Karşıyaka’yı eleyen iki ezeli rakip bu sonuçlarla bir kez daha finale yükselebilmek için kozlarını paylaşacaktı.

Normal sezonda iki takım arasında oynanan iki maçta taraflar birer galibiyet çıkardığı için yarı final serisi 0-0 eşitlikle başladı.

İlk darbeyi vurarak 1-0 öne geçen taraf ise Efes Pilsen’di. Efes ilk maçta Kaya ve Will Solomon’ın 25’er sayısıyla 88-84’lük bir galibiyet elde ediyordu. 21 Mayıs’ta oynanan 2. maçta gülen taraf yine Efes Pilsen’di. 87-78’lik galibiyet seriyi 2-0’a getirdi. Goran Nikolic 24, Henry Domercant 20 sayıyla Efes’in sayı yükünü çeken isimlerdi.


Fenerbahçe için ölüm kalım maçı olan serinin 3. maçında müthiş bir mücadele sonunda sarı-lacivertliler Damir Mrsic’in 20 sayısının rüzgarında Efes Pilsen’i 82-80 mağlup ederek seriyi 2-1’e getirerek umutlandı.

Ancak Efes Pilsen yine deplasmanda oynanan 4. maçta sert savunmasını saha yansıttı ve Solomon’ın 23, Nicola Prkacin’in 13 sayısıyla sahadan 70-63 galip ayrılarak seriyi 3-1 kazandı ve ezeli rakibini bir kez daha üzdü.


2005-06

Çeyrek Final Eşleşmesi

Efes Pilsen – Fenerbahçe: 3-0 (1-0) (68-59, 74-72)

2004-05 sezonu şampiyonluğunu kazanan Efes Pilsen, normal sezonda 1998-99 sezonundan beri ilk kez 30 maçta 6 kez yenilgi yüzü görürken normal sezonu Ülkerspor’un ardından 2. sırada tamamlayarak play-off’a girmişti. Fenerbahçe ise istikrarsız ve inişli çıkışlı bir normal sezonun ardından 30 maçta 18 galibiyet 12 yenilgilik bir performansla 16 takım arasında averajla Galatasaray’ın önünde 7. sırada play-off’a adım attı.

Efes Pilsen’in play-off çeyrek finalindeki rakibi bir kez daha Fenerbahçe’ydi.


Normal sezonda iki takım arasında oynanan iki maçı Efes Pilsen kazanmayı başarmıştı. Ligin ilk yarısında oynanan karşılaşmada iki takım da adeta çemberleri döverken lacivert-beyazlılar sahadan Nikola Prkacin ve Popovic’in 13’er sayısıyla 50-41 galip ayrılmıştı. İkinci yarıdaki karşılaşma ise büyük bir mücadeleye sahne olurken sahadan gülerek ayrılan taraf 78-76’lık skorla bir kez daha Efes Pilsen’di. Bu maçın en skorer ismi ise 27 sayısıyla Henry Domercant olmuştu.


İki takımın play-off öncesindeki son randevusu ise Efes Pilsen’in şampiyonluğu ile sonuçlanacak Tadım Türkiye Kupası’ndaydı. 21 Nisan’da Adana’da oynanan yarı final maçında Efes Pilsen, Antonio Granger’ın 22 sayı ve Marko Popovic’in 14 sayısıyla sarı-lacivertlileri 85-79’luk galibiyetle saf dışı bırakmıştı.


Efes Pilsen ve Fenerbahçe arasındaki play-off serisinin açılış maçında Kerem’in 18 ve Prkacin’in 14 sayısıyla Ayhan Şahenk Spor Salonu’nda 68-59’luk bir galibiyet alarak seriyi 2-0’a taşıdı. İki gün sonra, 12 Mayıs 2006 günü İstanbul Abdi İpekçi Spor Salonu’nda oynanan 2. maçta sahada müthiş bir çekişme vardı. Her iki takımda galibiyeti istiyor vevar güçleriyle mücadele ediyordu. 40 dakika sona erdiğinde ise skorbordda Efes Pilsen’in 74-72’lik galibiyeti yazıyordu. Lacivert-beyazlılar böylece yarı final vizesini alıyordu ve yarı finalde de Beşiktaş’ı eleyerek finale yükseliyordu. Ancak finalde Ülkerspor, Efes’i 4-0’la süpürerek şampiyonluğa uzanan taraftı.

Fenerbahçe ise Efes’ten rövanşı alacaktı ama bunun için bir sonraki baharı beklemek zorundaydı…


2006-07

Final Eşleşmesi

Fenerbahçe Ülker – Efes Pilsen: 4-0 (0-0) (82-52 66-53 78-66 98-76)

2006-07 sezonu öncesinde Fenerbahçe basketbol takımında değişim rüzgarları esiyordu. Sezon öncesinde daha önce sponsor olarak işbirliği yaptıkları Ülker firması ile çok daha kapsamlı bir sponsorluk anlaşması yapan sarı-lacivertli kulüp basketbol takımının ismini de Fenerbahçe Ülker olarak değiştirdi. Bir önceki sezon Ülkerspor forması giyen oyunculardan İbrahim Kutluay, Ömer Onan, Oğuz Savaş ve Mirsad Türkcan Fenerbahçe’yle yola devam ettiler. Fenerbahçe Ülker bir anda ligin en derin kadrolarından biri haline gelmişti. Fenerbahçe ayrıca transfer döneminde iki sezon önce Efes Pilsen forması giyen başarılı oyun kurucu Will Solomon’ı da renklerine bağladı.


Bu kadar yıldız oyuncunun bir arada oluşu kağıt üzerinde bir avantaj gibi gözükse de her biri birer yıldız olan oyuncuları aynı hedefe konsantre ederek aynı sayfada olmalarını sağlamak elbette olay bir iş değildi. Bu görev de efsane koç Aydın Örs’e düşüyordu. Kuruluşunun 100. yılını kutlamak üzere olan sarı-kanaryalar her alanda şampiyonluk beklentisi içindeydi. Basketbolda 16 yıldır lig şampiyonluğu görmeyen camia basketbolda da tabii ki kupayı kazanmak istiyordu.

Sezona hızlı başlayan Fenerbahçe Ülker, ilk beş maçını kazanırken, ezeli rakibi Efes Pilsen ise ilk 3 haftayı galibiyetle kapattıktan sonra sonraki iki haftada Beşiktaş Cola Turka ve Türk Telekom karşısında iki yenilgi almıştı.


İşte bu atmosferde oynanan 6. haftaki Efes Pilsen, Fenerbahçe Ülker maçı her iki takım açısından da büyük önem taşıyordu. Ayhan Şahenk Spor Salonu’nda oynanan mücadelede gülen taraf ise 83-72 galip gelen Efes Pilsen’di. 4 oyuncunun çift haneli sayılara ulaştığı Efes Pilsen’de Cüneyt Erden 18, Marcus Haislip sayıyla oynuyordu.


Efes ve Fenerbahçe Ülker’in ikinci yarıdaki randevusu ise ligin 21. haftasında Abdi İpekçi Spor Salonu’ndaydı. 6. haftadaki yenilginin ardından Fenerbahçe Ülker bir tek Türk Telekom’a mağlup olurken, Efes Pilsen’in ise bileğini büken olmamıştı.

Olası bir play-off eşleşmesinde avantajı rakibine kaptırmak istemen Fenerbahçe Ülker özellikle 3. çeyrekteki etkili oyunuyla 78-69’luk galibiyete koştu. İbrahim Kutluay 26 sayıyla bu kritik maçın sarı-lacivertliler adına kahramanıydı.


Beko Basketbol Ligi’nde normal sezon sona erdiğinde zirvede yer alan takım 28 galibiyet 2 yenilgi ile Fenerbahçe Ülker’di. Hemen arkasında ise 3 yenilgisi olan Efes Pilsen yer almıştı.

2007 Play-off’ları start alırken Fenerbahçe Ülker’in rakibi normal sezonda iki kez yendiği Darüşşafaka olurken Efes Pilsen’in rakibi ise Banvit’ti .


Fenerbahçe Ülker serinin açılış maçında Daçka’ya 82-74 yenilerek adeta bir soğuk duş yaşıyordu. Bu yenilgi sarı-kanaryalara ders oluyor ve rakiplerini takip eden iki maçta mağlup ederek yarı finale yükseliyordu. Yarı finalde rakip ise bir başka ezeli rakipleri, Galatasaray Cafe Crown’dı. Seriye 1-0 önde başlayan Fenerbahçe Ülker, sarı-kırmızılıları aşmakta zorlanmıyor ve 2 maçı da kazanarak seriyi 3-0’la aşarak 1994-95 sezonundan beri ilk kez finale yükselmeyi başarıyordu.


Efes Pilsen ise finale çıkabilmek için önce Türk Telekom engelini aşmak zorundaydı. Lacivert-beyazlılar serinin açılış maçında iki uzatmaya giden karşılaşmayı sahasında 106-99 kaybediyordu. Ancak Efes bu yenilginin final motivasyonunu etkilemesine müsaade etmiyor ve 88-85, 71-74 ve 78-86’lık üç galibiyetle Ankara ekibini saf dışı bırakmayı başarıyor ve adını finale yazdırıyordu.

Böylece finalin adı konmuştu. 14 sene sonra Fenerbahçe Ülker ve Efes Pilsen bir kez daha şampiyonluğu kazanmak için kozlarını paylaşacaktı.


Final serisinin ilk maçı 25 Mayıs 2007 günü İstanbul Abdi İpekçi Spor Salonu’ndaydı.

Fenerbahçe Ülker maça öylesine motive bir şekilde çıkmıştı k Efes Pilsen daha kendisine neyin çarptığını anlamadan sarı-lacivertliler karşılaşmayı tam 30 sayı farkla 82-52 kazanmıştı bile. Will Solomon veDamir Mrsic 22’şer sayıyla ilk maçta skor yükünü üstlenen oyunculardı.

İkinci maç 27 Mayıs’ta yine Abdi İpekçi’deydi. Fenerbahçe Ülker başa baş giden maçı son çeyrekteki üstün oyunuyla 66-53 kazanarak seriyi 2-0’a getirdi. Will Solomon 20 sayıyla takımının en skoreri olurken Mirsad Türkcan da 4 sayı üretmesine rağmen 15 ribaunduyla pota altında takımının üstünlük kurmasına ön ayak oldu.

30 Mayıs günü oynanan 3. maçta Fenerbahçe Ülker bu kez 22-8 önde bitirdiği 3. çeyrekteki oyunuyla maçı kopartarak karşılaşmadan 78-66 galip ayrılarak seriyi 3-0’a taşıdı. Sarı-lacivertlilerde bu maçın kahramanları ise 19 sayı üreten Damir Mrsic ile 17 sayı 10 ribaund ile double-double yapan Mirsad Türkcan’dı. Fenerbahçe Ülker ile 16 yıldır hasretini çektiği şampiyonluk arasında artık sadece 1 galibiyet vardı.


1 Haziran 2007 günü İstanbul Abdi İpekçi Spor Salonu’nda oynanacak final serisinin 4. maçı öncesinde sarı-lacivertli taraftarlar salonu tabiri caizse adeta bir “gelin” gibi süslemişler, takımlarının galibiyetini bekliyordu.

Kaptan İbrahim Kutluay’ın liderliğindeki Fenerbahçe Ülker oyuncuları taraftarlarının dileğini yerine getirecekti. Maçın 1. dakikasından 40. dakikasına kadar üstün bir oyun oynayan Fenerbahçe Ülker, taraftarının da desteğiyle sahadan 98-76’lık galibiyetle ayrılıyor ve 16 yıL aradan sonra Türk basketbolunda zirveye çıkıyordu.


2007-08

Yarı Final Eşleşmesi

Fenerbahçe Ülker – Efes Pilsen: 3-0 (1-0) (76-65, 82-75)

Kuruluşunun 100. yılında gelen şampiyonluğun coşkusunu kutlayan Fenerbahçe Ülker, 2007-08 sezonuna da yeni koçları Bogdan Tanjevic’in yönetiminde fırtına gibi girdi ve Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı finale Türk Telekom’u Will Solomon’ın son saniyede atığı basketle 79-77 yenerek müzesine götürdü.


Beko Basketbol Ligi’nde 2007-08 sezonuna bu moralle başlayan sarı-lacivertliler ne var ki normal sezonda beklediği performansı sergileyemedi. Yeni bir kadro yapısı ve teknik-taktik anlayışı Fenerbahçe Ülker’in bocalamasına ve normal sezonda 30 maçta 9 yenilgi almasına neden oldu. 30. hafta geride kaldığında Fenerbahçe Ülker, 3. sırada ligi tamamlamış ve play-off çeyrek finalinde başarılı bir sezon geçirerek dikkatleri üzerine çeken Antalya BŞB ile eşleşmişti.


Efes Pilsen de Fenerbahçe Ülker gibi inişli çıkışlı bir normal sezon grafiği çiziyor ancak 30 maçta aldığı 22 galibiyet 8 yenilgi ile sarı-lacivertlilerin hemen üzerinde normal sezonu 2. sırada bitirerek play-off’ta Pınar Karşıyaka ile eşleşiyordu.


Fenerbahçe 0-0 başlayan seride Antalya’yı 3-1’le geçerek yarı finale yükselirken, Efes Pilsen de Pınar Karşıyaka’yı aynı skorla, 3-1’le aşarak yarı final vizesini alıyordu.


Bir yıl öncenin iki finalisti bu kez yarı finalde karşı karşıyaydı.

Normal sezonda Fenerbahçe Ülker, Efes Pilsen’i 72-75 ve 78-70’lik skorlarla 2-0 yendiği için yarı final serisine 1-0’ın avantajıyla başladı.


17 Mayıs 2008 günü İstanbul Abdi İpekçi Spor Salonu’nda oynanan açılış maçını sarı-lacivertliler dengeli hücumu ve sıkı savunmasıyla 65-76 kazanarak seriyi 2-0’a getirdi. Bu maçta Fenerbahçe Ülker’de 4 oyuncu çift haneli sayılara ulaşırken 2008 Beko All-Star Smaç Yarışması Şampiyonu James “The Flight” White 15 sayı 8 ribaundla maçın yıldızı oluyordu.


20 Mayıs günü oynanan serinin 2. maçında ise ilk yarıda tam bir Fenerbahçe Ülker fırtınası vardı. 20-18 ve 24-9’luk çeyrek skorlarıyla sarı-kanaryalar ilk yarıyı 44-27 önde kapatıyordu. 3. çeyrekte Efes Pilsen geri dönüp 16-25’lik çeyrek skoruyla farkı 4. çeyreğe girerken farkı eritse de son çeyrekte Fenerbahçe Ülker dengeyi kurdu ve sahadan 82-75 galip ayrılarak seriyi 3-0’la kazanan taraf oldu.


Fenerbahçe Ülker, finalde de Türk Telekom’u 4-1’le aşarak 2007-08 sezonunda da Beko Basketbol Ligi’nde şampiyonluğu kucaklayan takım oluyordu.



Yazı: Mete Aktaş

E-Mail: metea@tbf.org.tr

Benzer Haberler

Geldiğiniz sayfaya dönün ...

 
 
Uşak Sportif'te Çifte Transfer
31 Temmuz 2014 Perşembe
TBL, TKBL ve TB2L 2014/2015 Lig Fikstürü ve Türkiye Kupası Kura Çekimi Törenleri
26 Temmuz 2014 Cumartesi
Uşak Sportif, Courtney Fells'i Transfer Etti
26 Temmuz 2014 Cumartesi
Ceyhun Altay, Pınar Karşıyaka'da
25 Temmuz 2014 Cuma
Berkay Candan Banvit'te
25 Temmuz 2014 Cuma
"Genç Oyuncuların İstekleri Fazla, Konsantrasyonları Az"
24 Temmuz 2014 Perşembe
Anadolu Efes Teknik Kadrosuna Ahmet Çakı Takviyesi
24 Temmuz 2014 Perşembe
Lance Harris Tofaş'ta
24 Temmuz 2014 Perşembe
Anadolu Efes Teknik Kadrosuna Ahmet
24 Temmuz 2014 Perşembe
Darüşşafaka Doğuş Seibutis'i Kadrosuna Kattı
24 Temmuz 2014 Perşembe
Beşiktaş İntegral Forex'ten Pota Altına Takviye
23 Temmuz 2014 Çarşamba
"Bu Sene Daha İddialıyız"
23 Temmuz 2014 Çarşamba
Darüşşafaka Doğuş'ta Oktay Mahmuti Dönemi
22 Temmuz 2014 Salı
Aleksandar Rasic, Torku Konya Selçuk Üniversitesi'nde
20 Temmuz 2014 Pazar
Anadolu Ulaşım, Uşak Sportif'in Ulaşım Sponsoru Oldu
20 Temmuz 2014 Pazar
Beşiktaş İntegral Forex, Chris Lofton'ın Sözleşmesini Uzattı
18 Temmuz 2014 Cuma
Beşiktaş İntegral Forex, Doğan Şenli ile Anlaştı
17 Temmuz 2014 Perşembe
Jason Boone, Torku Konya Selçuk Üniversitesi'nde
17 Temmuz 2014 Perşembe
Tofaş, Onur Çalban ile Anlaştı
17 Temmuz 2014 Perşembe
Pınar Karşıyaka Jon Diebler'in Sözleşmesini Uzattı
14 Temmuz 2014 Pazartesi
Haber Arşivi
  Beko BL | TKBL | TB2L | TKB2L | TB3L | EBBL | RSS/XML